Başbakan Tuzla'dan seslendi PDF Yazdır e-Posta

Arama yaparak para kazanmak için tıklayın...

 

Tuzla Gazetesi tarafından yazıldı.   
Pazar, 03 Ekim 2010 11:20 Bu Haber 739 Defa Okunmuştur
AddThis Social Bookmark Button
dearsanBaşbakan Erdoğan, ’Kaptan Arif Bayraktar’ gemisinin Tuzla’daki TORGEM Tersanesi’nde gerçekleştirilen teslim törenine katıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tersanelerin ihracat rakamlarının nereden nereye gelindiğini ispat ettiğini belirterek, ''Bunları görmemiz lazım. Bunları görmeden, 'Biz battık, bittik, şöyle olduk, böyle olduk' demek olmaz. Ticaret, inişi çıkışı olan bir yokuştur. Her zaman tırmanamazsınız'' dedi.

Erdoğan, ''Kaptan Arif Bayraktar'' gemisinin Tuzla'daki TORGEM Tersanesi'nde gerçekleştirilen teslim töreninde yaptığı konuşmada, ülke, millet ve denizcilik adına gurur verici bu tarihi anı yaşamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Türkiye'de inşa edilen en büyük tonaja sahip kuru yük gemisi ''Kaptan Arif Bayraktar''ın, Bayraktar Denizcilik'e ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, gemiyi inşa eden TORGEM Tersanesi'ni ve başta yönetim olmak üzere tüm çalışanlarını, gemiyi inşa ettiren Bayraktar Denizcilik'i ülke ekonomisine sağladıkları büyük katkı için kutladı.

Türk denizciliği, tersaneciliği ve gemi mühendisliği açısından çok önemli bir yeri olan, bir ilk olan adımın, bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçenleri kutlayan Erdoğan, ''Elbette, gemiye adı verilen merhum Kaptan Arif Bayraktar'ı da rahmetle yadediyor, mekanı cennet olsun diyorum'' dedi.

Tören öncesinde tamamen Türk mühendislerinin tasarımıyla inşa edilen süratli amfibi gemi projesinin ilk gemisinin denize indirildiğini anımsatan Erdoğan, ''Ocak ayında ilk kaynağı yapılan bu amfibi gemimiz, 7-8 ay gibi kısa bir süre içinde denize indirilme aşamasına ulaştı. O açılışın ardından buraya geldik ve burada da bir başka gurur verici eseri, ülkemizde inşa edilen en yüksek tonaja sahip kuru yük gemisini artık denizlere uğurluyoruz'' diye konuştu.

Bu törenin ardından 2008 yılında kuruluş kararını aldıkları Piri Reis Üniversitesinin yeni eğitim ve öğretim yılı açılış törenini yapacağını, orada da denizcilik adına bir başka heyecanı öğrenci ve hocalarla paylaşacaklarını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin denizcilik alanındaki ilk ve tek ihtisas üniversitesi olan Piri Reis Üniversitesinin, öğrenciler tarafından büyük ilgi gören Denizcilik Fakültesinde uluslararası standartlarda deniz adamları yetiştirdiğini kaydetti.

-''37 OLAN TERSANE SAYISI 67'YE ÇIKTI''-

Başbakan Erdoğan, hem askeri ve sivil gemi inşasında hem de denizcilik eğitiminde Türkiye'nin çok büyük mesafe katettiğini belirterek, şöyle konuştu:

''Nitekim, deniz ticaret filosunda, kapasite olarak geçtiğimiz 3 yılda 3 sıra yükselip 19'unculuktan 16'ncılığa çıktık. Deniz ticaret filomuzun genişlemesine paralel tersaneciliğimiz de gelişiyor. 2003 yılında göreve başladığımızda 37 olan tersane sayımızın bugün 67'ye ulaşmış olması aslında bu gelişmenin en açık ispatıdır. Tersanelerimizin ihracat rakamları nereden nereye geldiğimizi ispat ediyor. Bunları görmemiz lazım. Bunları görmeden, 'Biz battık, bittik, şöyle olduk, böyle olduk' demek olmaz. Ticaret, inişi çıkışı olan bir yokuştur. Her zaman tırmanamazsınız. Ticaretin bir özelliği vardır. Kar ile zarar ticarette ortaktır. Ben ekonomistim, ben bu hayatın içinden geldim. Devamlı tırmanmak yok diye bir şey yok bu hayatın içinde... Yaşamla ölüm de bir aradadır. Olayı bir de böyle değerlendirin. Motivasyonumuzu kaybederek bu iş yapılmaz. Tam aksine 'Ben bu işi başaracağım' kararlılığını ortaya koymak lazım. Yoksa biterek, tükenerek bu iş olmuyor. Dünya şu küresel krizde neler yaşadı gördük. Eğer bizler kalkıp, dünyanın yaşadığı krizi onlar gibi değerlendirseydik, Türkiye şu anda bu konumda olmazdı. İşte Amerika'nın, AB üyesi ülkelerin hali ortada. 'AB'de ne yapılıyorsa biz de onu yapalım' ideal bir yaklaşım tarzı değil. Her ülkenin kendine has çıkış yolları vardır. Şu anda bize Avrupalılar 'Siz bu süreci nasıl yönettiniz, idare ettiniz de büyüme oranınızı 2010'un 6 aylık döneminde yüzde 11'e getirdiniz' diye soruyorlar. 'Ne yaptınız da işsizliği yüzde 10,5'a indirdiniz', bunu soruyorlar. Tuzla Tersanesinde 2002 yılında kaç kişi çalışıyordu, çıkış da iniş de olmuştur. Bunların hiç birisi bizim tarafımızdan arzu edilen bir şey değildir. Ama burada olumsuzluğu tahrik edeceğimize, 'Biz bu süreci nasıl yakalayacağız' bunun üzerinde durmamız lazım. 2002 yılındaki 488 milyon dolarlık seviyeden, 2008 yılında 2 milyar 650 milyon dolar düzeyine kadar yükseldiysek bunu siz başardınız. Bunu sizler başardığınız gibi bunu yeniden yakalayıp, üzerine çıkmanız mümkün.''

-''(GEMİ SANAYİNDE) SIKINTI OLDUĞUNU HİÇBİR ZAMAN İNKAR ETMEDİK"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gemi inşa sanayinde sıkıntı olduğunu hiçbir zaman inkar etmediklerini belirterek, ''Ama bir şeyi yaparken 2000'li yıllardaki krizin failleri gibi, onu millete ödetenler gibi de yapmak istemiyoruz. Onlar o dönemi çok rahat kullandılar, harcadılar. Açık konuşuyorum; biz o kadar rahat kullanamayız, harcayamayız. Biz, sizin bize emanetiniz olan bu parayı kılı kırk yararak yatırımlarda harcıyoruz'' dedi.

''Kaptan Arif Bayraktar'' adlı geminin Tuzla'daki TORGEM Tersanesinde gerçekleştirilen teslim töreninde yaptığı konuşmada, Savunma Sanayi İcra Komitesinin Başkanı olduğunu anımsatan Erdoğan, savunma sanayinin ihtiyaçlarının yerli sermayeden karşılanmasına, denizciliğe yönelik ne gerekiyorsa bunun Türkiye'de halledilmesine yönelik ilke kararı aldıklarını belirtti.

Erdoğan, 2 milyar dolarlık ihaleyi ağırlıkla denizcilik sektöründe yaptıklarını ifade ederek, gemi inşa sanayine toplu konutu örnek gösterdi. ''Küresel kriz başladı'' diye inşaat sektöründe toplu konut kapatılsa ve durdurulsaydı inşaat sektörünün çökeceğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''İnşaat sektörünün çökmesi demek, istihdamın bitmesi demek ancak biz kararlı durduk, direndik. Direndiğimiz için toplu konut aldı başını gitti ve 430 bin konuta yükseldi. Onunla kalmadı, özel sektörde reklam ütüne reklam verenler var. Bunu nasıl yapıyorlar? Bu piyasada onlar nasıl tavırlarını koyuyorlar? Sattıkları ürünler de ucuz değil. Kararlı şekilde mücadelesini sürdürüyor. TORGEM Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Torlak bir şey söyledi. Bak sen daha bugün söylüyorsun bunu ama ben onu Yüksek Düzeyli Stratejik Ortaklık Anlaşmasını imzaladığımız zaman Medyedev ile Putin ile bunları konuştum. Dedim ki 'siz kanal gemilerini eğer bizimle oturur, anlaşır, bunun belli bir kısmını bize yaptırırsanız, uygun fiyatlarla yaptırabilirsiniz'. Biz bunları adım adım takip ediyoruz ama kararı verecek olan onlardır. Hep birlikte oradaki bu yaptıracakları kanal gemileriyle ilgili ne kadarını Türkiye'de üretebiliriz, takipçisi hep beraber olacağız. Sektörü desteklemek için uygulamaya koyduğumuz ÖTV'siz yakıt meselesi bütün kabotaj hattı için çalışan gemiler için sürekli devam etti. Bundan sonraki süreçte de benzer şeyleri yapacağız. Kalkavan'ın ifade ettiği konu var. Buna yemekte muttali oldum. Takipçisi olarak kendileriyle Ankara'ya döndüğümde gereğini yaparız.''

-''VEDA NAMELERİYLE BİR YERE GİDİLMEZ''-

Başbakan Erdoğan, bu topraklarda Çaka Bey ile başlayan denizcilik serüveninin, Karamürsel Beylerin, Piri Reislerin, Barbarosların, Seydi Ali Reislerin kahramanlık hikayeleriyle adeta tarihe silinmeyecek şekilde nakşolunduğunu vurgulaDI.

İnebahtı Deniz Savaşı öncesinde, dönemin Veziri Azamı Sokollu Mehmet Paşa, Kaptan-ı Derya Uluç Ali Paşa'dan hızla bir donanma hazırlamasını istediklerini, kısa sürede böyle bir donanmanın hazırlanamayacağını söyleyen Uluç Ali Paşa'ya, Sokollu'nun verdiği 'bütün donanmanın demirlerini gümüşten, halatlarını ibrişimden, yelkenlerini atlastan yapabiliriz. Ne gerekiyorsa, neye ihtiyaç varsa derhal temin ediniz ve yola koyulunuz' cevabının anlamlı olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bu millet öyle bir millet. Onun için kara tablolarla ve veda nameleriyle bir yere gidilmez. Sektör değiştiriyor, güçlü ortaklar buluyor olabilirsiniz. Bunlar ayrı mesele. Bu da ticaretin farklı bir versiyonudur. Ama kararlı, azimli olacağız ve bu sürecin içerisinden çıkacağız. Gemi inşa sektöründe işini başarıyla sürdürenler de var. Bu bir süreç ama tabi ki burada el ele, dayanışma içinde sıkıntılı dönemi aşacağız.

Sıkıntı olduğunu hiçbir zaman inkar etmedik, etmiyoruz. Ama bir şeyi yaparken 2000'li yıllardaki krizin failleri gibi, onu millete ödetenler gibi de yapmak istemiyoruz. Bak o zaman finans sektörünü, devlete finanse ettirdiler, ödettirdiler. Millet 21 bankanın bedelini kendisi ödedi ve sonra da kalktılar hiç kimse bu para nereye gitti, ne oldu farkında bile değil. Şu anda burada adı geçen bazı zevat o dönemin failleridir. Onlar o dönemi çok rahat kullandılar, harcadılar. Açık konuşuyorum biz o kadar rahat kullanamayız, harcayamayız. Biz, sizin bize emanetiniz olan bu parayı kılı kırk yararak yatırımlarda harcıyoruz. Eğer böyle yapmasaydık Türkiye dünyadaki 26. büyük ekonomiden 17. sıraya yükselemezdi.''

-''BU SIKINTI VE KRİZ TÜRKİYE'NİN KRİZİ DEĞİL''-

Türkiye'nin dünya ekonomileri arasında 26'dan 17'ye geldiğini, bunu da yeterli bulmadıklarını, Cumhuriyet'in 100. yıl dönümünde 2023 yılında Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer alması için çalıştıklarını anlatan Erdoğan, ''Bunu başardığımız zaman hep beraber başaracağız. Türkiye, bunu gerçekleştirecek güçtedir. Gemilerini, gerektiğinde karadan yürütecek kadar güçlü, azimli, kararlı bir neslin mirasçılarıyız. Özgüven her şeyin başıdır. Bizim özgüvenimiz tam olacak. Kendimize ve ülkemize inanacağız, potansiyelimize inanacak ve bize yakışan, tarihimize yakışan hedefler belirleyeceğiz'' diye konuştu.

Erdoğan, yıllarca bu ülkede denizciliğin neden gelişmediği ve büyümediğinin konuşulduğunu belirterek, ''Şu anda denizciliğimizin geldiği yer ortada. Bu sıkıntı ve kriz Türkiye'nin krizi değil. Küresel bir kriz. Sadece bu ülkede değil, talep olmayınca tabi ki sizin de arzınız olamayacaktır. Eğer talep olsa tabi ki arzınız da olacaktır. Sıkıntının altında bunun da yattığını lütfen düşünelim'' dedi.

Türkiye'nin mühendisleri, işçileri, tersanelerinin 10 yıl önce hayal dahi edilemeyen projeleri, bugün büyük bir başarıyla hayata geçirdiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Dünya denizlerinde, okyanuslarında artık bizim bayrağımızı taşıyan gemiler güvenle ve gururla seyrediyor. Bakınız, şurası çok önemli. 2002 yılında Türkiye, AB kayıtlarında maalesef kara listenin en altında yer alıyordu. 2006 yılında yüzde 7,7 tutulma oranıyla önce gri listeye, 2008 yılında yüzde 5,2 tutulma oranıyla da beyaz listeye yükseldik. 2009 yılında tutulma oranı yüzde 4,6 oldu ve beyaz listedeki yerimiz sağlamlaştı. Sizlerle oldu bu iş, demek ki oluyor. Türkiye'nin denizcilikle ilgili eğitim kurumları yine AB tarafından denetlendi ve mezunlarımızın AB üyesi ülkelerin gemilerinde çalışabileceği açıklandı. Bu olumlu gelişmeler inşallah bu şekilde devam edecek.

Sorunları tek tek aşacağız, engelleri aşacağız ve hep birlikte Türkiye'ye yaraşan, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeye yaraşan bir denizcilik sektörünü daha yukarılara taşıyacağız. Ben bir kez daha, sektörümüzü bu seviyelere taşıyan, uluslararası ölçekte yüzümüzü ağartan, göğsümüzü kabartan herkese şükranlarımı sunuyorum. Kaptan Arif Bayraktar gemisinin yolu açık olsun, bahtı açık olsun, İnşallah rüzgarınız bol olsun diyorum.''

-ULAŞTIRMA BAKANI YILDIRIM: AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZI BEYAZ LİSTEYE GEÇİRDİK''

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ''Yaptığımız ısrarlı çalışmalarla, kadromuza dahil ettiğimiz uzman denizci personelle 4 yıl gibi kısa bir sürede denizciliğimizi kara listeden çıkardık, ay yıldızlı bayrağımızı beyaz listeye geçirdik'' dedi.

''Kaptan Arif Bayraktar'' adlı geminin Tuzla'daki TORGEM Tershanesi'nde gerçekleştirilen teslim töreninde konuşan Yıldırım, teslimini yapacakları geminin Tuzla özel sektör tersanelerinde bugüne kadar yapılmış en büyük boyutlu gemi olduğunu söyledi.

Türkiye'nin gemi inşa kapasitesinin 2008 yılında 3 milyon dedveyt tona ulaştığını, tersanelerin 66'sının tamamlandığını, inşası devam edenlerle birlikte bu sayının 125'e ulaştığını belirten Yıldırım, gemi inşaatında Türkiye ihracatının o dönemde 500 milyon dolardan 2 milyar 860 milyon dolara çıktığını ve tersanelerde 200'den fazla teknenin inşa edilir hale geldiğini ifade etti.

Deniz taşımacılığında yakıtın pahalı olması nedeniyle ÖTV'yi kaldırdıklarını belirten Yıldırım, o günden bugüne denizcilere verilen desteğin 1 milyar 700 milyon TL'ye ulaştığını söyledi.

Balıkçılar, ticaret ve turizm taşımacılığı yapan tekneler, yolcu ve yük taşıyan gemilerin bu düzenlemeden yararlandığını ve deniz taşımacılığında yüzde 100'ün üzerinde artış sağlandığını vurgulayan Yıldırım, gemi inşa sektörünü sadece bu bölgeden çıkartarak, Türkiye'nin bütün sahillerine yaydıklarını kaydetti.

Gemi inşasında gerçekleştirdikleri bu atılımla birlikte Türkiye'de yine bir ilki yaşadıklarını belirten Yıldırım, Türkiye'nin sipariş alınan gemi sayısında dünyada 5'inci, tonaj olarak da ilk 10 içine yerleştiğini anlattı.

Eskiden Türk gemilerinin, Türk limanından çıkıp herhangi bir ülke limanına gittiğinde el konulduğunu, gemilerin böyle kötü bir üne sahip olduğunu belirten Yıldırım, ''Yaptığımız ısrarlı çalışmalarla, kadromuza dahil ettiğimiz uzman denizci personelle 4 yıl gibi kısa bir sürede denizciliğimizi kara listeden çıkardık, ay yıldızlı bayrağımızı beyaz listeye geçirdik'' dedi.

-DÜNYADAKİ EKONOMİK KRİZİN ETKİLERİ-

Dünyada 2008 yılı sonunda yaşanan krizin denizcilik sektörüne etkilerine değinen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu kriz bizim dahlimiz olan bir kriz değildi, ancak bu krizin dünya finans krizi olması ve en önce de dünya ticaretini vurması, dünya ticaretinin de yüzde 85'inin deniz yoluyla yapılıyor olmasından dolayı en çok etkilenen sektör denizcilik sektörü oldu. Dünyanın bütün denizci ülkeleri aynı sorunu yaşıyor ve aynı sorunu da nasıl çözeceklerinin çözümünü halen araştırıyor.''

Denizcilik sektörünün ekonomik krizi atlatması konusunda 1,5 yıldır çalıştıklarını belirten Erdoğan, ''Sektör temsilcileriyle, Deniz Ticaret Odası yönetimiyle defalarca toplantı yaptık. Yine bir ilki burada uyguladık. Kredi garanti fonu sadece küçük KOBİ'ler için düzenlenen bir destek şeklidir. Yapılan mevzuat değişikliğiyle kredi garanti fonunun denizciliğimize de uygulanmasının yolunu açtık. Bunun düzenlemesini de Bakanlar Kurulu'ndan geçirdik. Yönetmelikler hazırlandı ve uygulanma safhasına gelindi. Ziraat Bankası liderliğinde, bütün bankalar gerekli çalışmaları yaptı'' dedi.

Nehir Gemilerini Yenileme Projesi'nden Türk tersanelerinin gerekli payı alması için Rus Ulaştırma Bakanı ile çalışmalara devam ettiklerini belirten Yıldırım, ''2 milyar dolarlık bir gemi siparişi yurt dışındaki tersanelere verilmedi, sadece bu krizin daha hafif atlatılması için yerli sanayimize verildi. Bu arada da bütün kamu kuruluşlarının ihtiyaçlarını da yerli tersanelerimizden temin etme kararını aldık. 100 milyon avroluk 10 bin tona kadar olan 780 milyon avroya kadar çıkartılabilecek bir kredi hacmiyle, Hollanda Ulaştırma Bakanlığı ile bir çalışma yapıyoruz. Yüzde 85'i kredi, yüzde 15'i öz kaynak olmak üzere Koster Filosu Yenileme Programı'nı da devreye sokacağız. Bu kriz gelip geçecektir. Türk gemi inşaatı ve diğer sektörler 2003'ten 2008'e kadar rekordan rekora nasıl koştuysa, yine rekordan rekora koşacaktır'' diye konuştu.

Yıldırım, küresel krizin çaresine bakmanın görevleri olduğunu, ancak bu sektörde faaliyet gösterenlerin de düşünüp durumlarını, geçmişlerini bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.

-DENİZ TİCARET ODASI BAŞKANI KALKAVAN-

Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a denizcilik sektörüne düşüncesel olarak destek verdiği için denizcilik sektörü adına şükranlarını sunduğunu belirterek, ''Ancak bu kadar düşüncesel destek verdiğiniz ve kalben desteklediğiniz bir sektörde nasıl bu hale geldik bunu anlamak mümkün değil'' dedi.

Tersanelerde gemi satışına kurumlar vergisi istisnası ve yeni tersane alanlarının açılması uygulamalarının getirildiğini belirten Kalkavan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''50 gemi dendiğinde, 300 gemi üretecek kapasitesi olan tersanelerimiz gelecek yıl yüzde 17'ye düşüyor ama vahimi 2012'de geliyor. 2012'deki gemi teslim miktarımız sadece 6. Yani bu yüzde 2'lik kapasite. 2013'te bir gemiye iniyoruz. Bundan daha somut veri veremeyiz. Geldiğimiz noktada sadece üzülüyoruz.

1960 yılından bu yana gelen emeklerle bu kadar kalifiye hale gelmiş, kendi dizaynını üreten, gelişmiş ülkelere ihraç eden başka bir sektörümüz yok. Yüzde 55 yerli katkı payıyla bunu yapıyoruz ama maalesef geldiğimiz noktada çok üzülüyoruz. Krizde ve kriz sonrasında gidişat çok hazin.''

Denizcilik sektöründeki sorunlara değinen Kalkavan, ''Bu sorunların biri geçmişe dönük cezalar nedeniyle bugün tersanelerin teşvik belgesi alamaması durumu, diğeri ise bu ülkede araba üretirsiniz sizden stopaj alınmaz ama gemi üretirsiniz stopaj alınır. Diyoruz ki 'Ne alaka? İnşa yazıyor bunda'. Bu inşa ama bir ürün üretiyoruz. Bir bina, yol yapmıyoruz. Sonuçta bu kadar aşağı giden sektörde aldığımız cevap şu 'Bu bir siyasi karardır.' Birisi herhalde yanlış anladı talimatlarınızı. 'Gidin, geriye dönük ne var ne yok alın' diye mi anladılar, anlamadık ama biz kaçmaktan yorulduk. Bu gidişle bu gördüğünüz son manzara olacak. Sektör çok zor durumda. Bizler savaşa varız, bize lütfen rakiplerimize sağlanan şartları sağlayın. AB'nin de, Almanya'nın da, İspanya'nın şartlarını da kabul ediyoruz'' şeklinde konuştu.

-''MALİYETİ 53, PİYASA DEĞERİ 37 MİLYON DOLAR''-

Bayraktar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu üyesi Erhan Bayraktar da ''Kaptan Arif Bayraktar'' gemisinin Türkiye tersanelerinde inşa edilen en büyük kuru yük gemisi olduğunu ve gemiye büyükbabasının ismini verdiklerini söyledi.

2008 yılının sonuna doğru başlayan global krizin en çok armatörleri etkilediğini belirten Bayraktar, navlun gelirlerinin yüzde 80, gemi değerlerinin yüzde 60 oranında değer kaybettiğini ifade etti.

Bayraktar, başka bir sektörde yatırımı düşünmeyen armatörlerin, yıllarca sahip oldukları öz kaynaklarını kaybederek borç yüküyle karşı karşıya kaldıklarını anlattı.

''Kaptan Arif Bayraktar gemisinin maliyetinin 53 milyon dolar, ancak piyasa değerinin 37 milyon dolar olduğu''na dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

''Krizden çıkış amacıyla gerçekleştirilen bir dizi iyileştirmelere rağmen sektörümüz adına yeterli mesafe kat edilememiştir. Kızaklarda yarım kalmış gemilerin inşası ancak tamamlanabilmiştir. Türk denizciliğinin sorunları sadece gemi inşa sanayiden Tuzla'dan ve Yalova'dan ibaret değildir. Türk denizciliğini bugünlere taşıyan, sektörün bugünlere gelmesini sağlayan Türk koster filosudur ama ne acı ki daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. İşsiz bekleyen kosterler, yüzlerce ailenin yegane ekmek kapısıdır. Denizcilik sektöründeki firmalar, bankalardan temin ettikleri kredilerle ayakta kalmaya çalışmaktadırlar.''

Sektör için acil ve kalıcı tedbirlerin bir an önce alınmasını istediklerini ifade eden Bayraktar, zorluklar sebebiyle tamamlanamayan Türk gemilerinin denizcilik filosuna katılması için ciddi desteğe ihtiyaç olduğunu, gemi ihracatının durma noktasına geldiğini kaydetti.

-TORGEM TERSANESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI TORLAK-

TORGEM Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Konsey Başkanı Kenan Torlak da 2006-2007 yıllarındaki gemi inşa siparişleri nedeniyle yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını, bu dönemde çalışan sayısının ise 200 bine ulaştığını söyledi.

Tersanelerin kapasite kullanımlarının arttığını, teknoloji ve modernizasyon yatırımları yaptıklarını belirten Torlak, eğer bir kusur varsa bu kusurun ABD'de çıkan global kriz olduğunu ifade etti.

Sektör olarak bu krizin etkilerini yaşamaya başladıklarını anlatan Torlak, bu durumu sektör olarak hesaba katamadıklarını, sipariş iptallerinin başladığını dile getirdi.

Kriz her ne kadar Türkiye'yi teğet geçmiş ya da az etkilemiş olsa da uluslararası iş yaptıkları için sektörel olarak beraberinde sorunları getirdiğini anlatan Torlak, krizden dolayı tedbirlerin kısa zamanda alınamaması ve dünya ülkelerinin bu sektöre verdiği desteklerin benzerlerinin Türkiye'de hayata geçirilememiş olması nedeniyle 170 bin civarında işçinin işlerinden olduğunu belirtti.

Torlak, acil ve kalıcı tedbirler almanın, dünya ile rekabet edilecek düzenlemelerin getirilmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından Erhan Bayraktar, Başbakan Erdoğan'a ''Kaptan Arif Bayraktar'' gemisinin maketini hediye etti. Erdoğan ve beraberindekiler, kurdele keserek geminin teslimini gerçekleştirdi. Başbakan Erdoğan, törende yanına gelen Erhan Bayraktar'ın kızları Ecenaz ve Ayşenur'u sevdi.

Törene, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu da katıldı.

Arama yaparak para kazanmak için tıklayın...

 

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
UBB Kodu:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img] 
 
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
:!::?::idea::arrow:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme: Pazar, 03 Ekim 2010 11:32
 

Her Şeyden Haberiniz Olsun !

...::: GENÇ TUZLA :::...

TUZLA'NIN HABER ÜSSÜ







Sponsor Reklam

Facebook Grubumuza Katılın

facebook-icon

reklam